24 Mayıs 2008 Cumartesi

21 Nisan 2008 Pazartesi

Lakers:1 Denver:0 - İlk Maçın Ardından



Beklenen oldu. Staples Center'daki ilk maçı Batı birincisi ve serinin favorisi Lakers kazandı; 114-128.

Maça Fisher-Kobe-Radmanovic-Odom-Gasol beşiyle başladı Lakers. Buna karşılık Denver ilk 5'i Carter-Iverson-Carmelo-Kenyon Martin-Camby şeklindeydi. Maçın başında dikkatleri çeken nokta Denver savunmasındaki eşleşme tercihleriydi. Kobe'yi Kenyon Martin savunurken Radmanovic ile de Carter eşleşmişti.

Lakers, maça iyi başladı. Lakers hücumlarda iyi organize olup 4-5 pas sonunda basketi bulurken, Denver bir run&gun klasiği olan getir, at ile oynadı. Denver'ın savunmasındaki boşlukları çok iyi değerlendiren Lakers, özellikle Odom'un penetreleri ile kolayca sonuca gitti. Lakers'ın ilk 7 basketinin 6'sının asist üzerinden gelmesi Lakers'taki yardımlaşmanın en önemli göstergesiydi. Hal böyle olunca Lakers farkı 10 sayıya kadar çıkarttı. İlk çeyreğin sonuna doğru toparlanan Denver, çeyreğin sonunda bulduğu 2 fast break ile farkı kapatırken Kobe 1/7 ile Lakers'ın en kötüsüydü.

İkinci çeyreğe hızlı başlayan Denver, JR Smith ve Kleiza ile etkili oldu. Kleiza'nın ard arda attığı iki üçlük sonrası öne geçen Denver, Phil Jackson'ın aldığı mola sonrasında alan savunmasına döndü. Gasol'un da oyuna girmesiyle etkinliğini arttıran Lakers toparlanıp devreyi önde kapattı; 56-58.

3. çeyrekte oyunun hakimi Lakers'tı. Tempoyu istediği gibi ayarladı, Gasol üzerinden oynayarak çok kolay sayı buldu. Lakers oyunu yavaşlatınca, Denver klasiğinin dışında hücum etmek durumunda kaldı, bu da çeyreğin ilk 5 dakikasında sadece 5 sayı bulabilmelerine neden oldu. Çeyreğin ortasında Kobe saçma bir faul alarak faul sayısını 4'ledi. Çeyreğin sonunda Gasol 34 sayıyı bulmuştu. Çeyreğe noktayı da Farmar attığı üçlük ile koydu; (78-97).

Denver 4. çeyreğe hızlı başladı. Fast breakler ile farkı kapatmaya çalışan Denver'da JR ve Kleiza etkin oldular. JR, Kobe'yi iyi savundu, Linas ise hücumda sayı üretti. Çeyreğin ortasına doğru insiyatifi eline alan Lakers, tempoyu istediği gibi ayarlamaya başladı. Çeyreğin bitimine 3 dakika kala JR 6. faulünü alarak, 2 dakika kala da Iverson 2 teknik faul alarak oyun dışı kaldılar. Bu noktadan sonra "Zen Master" Phil Jackson Kobe'yi alkışlattı, yerine Vujacic'i aldı. Maçı Lakers, 114-128'lik skor ile kazandı.


Lakers'ta Gasol 38 sayı 16 ribaunt 8 asist, Odom 17 sayı 14 ribaunt ile dikkatleri çekerken, Kobe çok kötü başladığı geceyi 32 sayı ile noktaladı. Denver'da ise Carmelo 30 sayı 12 ribaunt, Iverson 30 sayı 7 asist, Kleiza ise 23 sayılık performans ortaya koydular.

Bu maç gösterdi ki, Lakers oyunun kontrolünü elinde tuttuğu ve tempoyu istediği gibi ayarladığı müddetçe Denver hiçbir şekilde etkili olamıyor. Oyun, Denver'ın en iyi yaptığı iş olan koşmaya döndüğünde ise Lakers bocalıyor. Bu doğrultuda Lakers'ın önümüzdeki maçlarda yapması gereken oyunu yavaşlatabildiği kadar yavaşlatıp hücumda topları Gasol'a indirmeye devam etmek. Yarı sahada savunma yapıp Denver'ı yavaşlattığı zaman Denver'ın tek dayanağı dış şutlar kalıyor. Denver'ın da yapması gereken Lakers'ınkinin tam aksine, oyunu hızlandırabildiği kadar hızlandırmak.

Nuggets maçtan sonra hemen uçağa atlayıp Denver'ın yolunu tutmuş. NBA otoritelerince fazlaca eleştirildi bu olay. Coach George Karl, özellikle Carmelo'nun alkollü araba kullanırken yakalanmasından sonra oyuncularını Los Angeles gibi bir şehirde serbest bırakmak istememiş. İlginç bir dipnot olarak dursun bir köşede.

19 Nisan 2008 Cumartesi

Boston Garden - Home of Champions - 1986


Playoffs 2008

Playofflar bu sabaha karşı oynanan maçlarla başladı. Adettendir, biz de tahminlerimizi yapalım.

Doğu
Boston 4-0 Atlanta
Detroit 4-0 Philadelphia
Orlando 4-3 Toronto
Cleveland 4-3 Wizards

Batı
Lakers 4-1 Denver
Hornets 3-4 Dallas
Spurs 4-3 Suns
Utah 4-0 Rockets

Batıdan Lakers doğudan Boston gelir, şampiyon Boston olur.

22 Şubat 2008 Cuma

Shaq/Kobe düellosu rating rekorları kırdı


Shaq ile Kobe'yi karşı karşıya getiren Los Angeles Lakers - Phoenix Suns maçı, sezonun en ilgi çeken maçı oldu. Yeni takımı Suns ile ilk maçına çıkan Shaq, karşısında eski dostu Kobe'yi buldu. Maçı yayınlayan yerel televizyon Channel 9, 543,000 izleyene ulaşarak sezonun rekorunu kırmış. 3,6 milyon kullanıcı maçı ESPN sitesinden takip ederken, o alanda da bu sezonun en yüksek rakamına ulaşılmış. Aynı zamanda bu rakam, normal sezonlarda en yüksek katılımlı 3. maç olmuş. En çok seyirciyi çeken maç ise 17 Ocak 2003 tarihli Shaq-Yao düellosuna sahne olan Houston Rockets - Los Angeles Lakers maçı imiş. Bu maçı 4,9 milyon ESPN kullanıcısı internet üzerinden takip etmiş...

Maça gelince, Kobe Shaq'ı ilk maçında üzerken Suns potasına 41 sayı gönderdi. Shaq ise triple double'ı 1 ribaunt ile kaçırırken 15 sayı 9 ribaunt ile oynadı...

at&t Center, San Antonio, Texas

Superman


İlk görüşte pek etkileyici değil değil fakat her izleyişte duyulan hayranlığı biraz daha arttıran smaç, "Superman Dunk" . Howard'ın kazanacağını tahmin edebilen pek yoktu değil mi? Oyların %78'lik bölümünü alan Howard, slam dunk contest'in kazananı oldu.

Howard'ın gerçekten uçabileceğini bilse, Green büyük ihtimalle mumları üflemezdi. Şaka bir yana ulaşabildiği yükseklik muazzam. Yarışmadan sonra Howard'ın yaptığının smaç olup olmadığı konusunda epey tartışma oldu. Evet, smacı basmadı fakat o kadar yüksekteydi ki, topu potanın içine fırlatabildi. Şüphesiz, All-Star'ın unutulmaz anlarından biri olarak tarihe kazınacak.













Yarışmadan sonra yaptığı açıklamada "Bu ödül benim için çok anlamlı. İnsanlar, uzunların smaç basarken estetik durmadığını söylüyorlar. Bu ödülü bütün uzunlar için almak istedim. Smaç basmayı çok seviyorum, kullandığım şutların %90'ı smaç" dedi.

Bu sene yaratıcılık ön plandaydı, birbirinden güzel smaçlar izledik. Son birkaç yıldaki en eğlenceli yarışmaydı. Seyirci oylamasının gösterdiği o ki, aynı tip smaçları izlemekten bıkan halk artık içinde yaratıcılık bulunmayan, tekdüze smaçların kazanmasına izin vermeyecek...

Takas

Trade deadline'a 1 saat kala NBA 11 oyuncunun yer değiştirdiği 3'lü takasla sarsıldı. Şimdi şu takası inceleyelim;

Chicago trades:
Ben Wallace, Joe Smith, Adrian Griffin, second round pick
Cleveland trades: Larry Hughes, Ira Newble, Drew Gooden, Cedric Simmons, Shannon Brown, Donyell Marshall
Seattle trades: Wally Szczerbiak, Delonte West

Cleveland bir süredir LeBron James'e yardımcı olacak oyuncu arayışı içindeydi. Wally iyi bir şutör olmakla beraber bunun dışında pek bir meziyeti yok. Dışarıda zaten Gibson gibi yüksek yüzdeyle 3 sayı atan bir guardları vardı. Hughes istikrarlı olamasa da fena şutör değildir. Delonte West'e gelince, Cleveland'ın bir guarda ihtiyacı olduğu uzun süredir görülüyordu. Aradıkları guard West mi, asıl soru bu olmalı. West, iyi savunmacı olmakla beraber saha görüşü üst düzeyde, oyun kurabilen bir guard değil. Büyük ihtimalle de Gibson'ın arkasında kalıp, benchte oturacaktır. Joe Smith prime'ını çoktan geride bıraktı. Ancak bench katkısı verebilir, kısıtlı süreler alacaktır. Şimdi takasın en önemli parçasına gelelim, Ben Wallace. Big Ben uzun
zamandır huzursuzdu. Yukarıya oynayan bir takımda çok daha iyi konsantre olup eski kimliğini bulabilir. Ben Wallace savunmaya sertlik ve tecrübe getirecektir. Gidenlere bakınca; Gooden hem hücum hem savunma yönünde işini iyi yapan bir 4 numaraydı, Cavs savunma yönünde olmasa da hücum yönünde eksikliğini hissedecektir. Hughes yüklü kontratı ve sakatlıklarıyla iyiden iyiye can sıkmaya başlamıştı, gönderilmesi akıllıca. Marshall'ın kontratından kurtuldular, zaten yaşlanmıştı. Bunların dışında kayda değer adam göndermedi Cavs. Bu takasın ardından 3 numarada LeBron 4 numarada Ben Wallace 5 numarada İlgauskas ile oynayacaktır Cavs. 1 numarada West'ten alacakları katkı ile beraber çok iyi savunma takımı oldular. Hücumda yine LeBron'ın eline bakacaklardır, hatta eskisinden de çok. Sonuçta kendileri açısından iyi bir takas yaptılar.

Chicago için değişiklik gerekiyordu. Birçok yetenekli gence sahipler fakat başarıdan çok uzaklar. Bu takasla beraber Ben Wallace ve Joe Smith ikilisinin toplam 20 milyonluk kontratlarından kurtuldular. Gelenlerden Gooden, çok faydalı olacaktır. Hughes kendini bulabilirse çok etkili bir silah fakat son zamanlarda kayıpları oynuyor. Hughes geldiğine göre sene sonunda Ben Gordon ile yollar ayrılacak. Shannon Brown biten konrat, Cedric Simmons ise potansiyelli genç. Bu takasın olumlu tarafı genç pivot Noah'ın önünün açılması. Noah yeteneklerini sergilemek için daha fazla süre bulacaktır. Chicago açısından olumlu bir takas olmuş.


Seattle; Marshall, Newble ve Griffin'i aldı. Newble'ın kontratı bu sene bitiyor, Marshall ve Griffin ise seneye serbestler. Jeff Green ve Kevin Durant ikilisi etrafından yeniden yapılanan Seattle açısından güzel hamleler. West zaten 1 numarada fazlalıktı. Ridnour ve Watson ile 1 numara rotasyonları daha iyi durumda.

21 Şubat 2008 Perşembe

"Majesteleri" Michael Jordan



I've missed more than 9000 shots in my career. I've lost almost 300 games. 26 times, I've been trusted to take the game winning shot and missed. I've failed over and over and over again in my life. And that is why I succeed.


Michael Jordan

There was a time when i used to believe in Kwame Brown


1. sıradan seçilen ilk liseli olarak ayak bastı NBA'e. Florida Üniversitesi için oynayacaktı aslında fakat fiziksel sorunları nedeniyle çalışması imkansız olan annesi, O'nun NBA'e yönelmesine sebep oldu. NBA'e büyük beklentilerle geldi. Atletik, fiziği güçlü, ayakları yere sağlam basan, iyi savunmacı bir 4 numaraydı.

Çaylak sezonunda büyük hayal kırıklığı yarattı. 4,5 sayı 3,5 ribaunt ile oynadığı çaylak sezonunda 57 maça çıkarken bunların sadece 3 tanesine ilk 5'te başladı. İkinci sezonunun hemen başında, ilk iki maçta "acaba toparlanır mı?" dedirtti ama gerisi gelmedi. Pek parlak geçmeyen 4 sezonun ardından Odom'u 3 numaraya kaydırmak isteyen Lakers'a Caron Butler karşılığında gönderildi. Lakers'ta zaman zaman iyi maçlar çıkarttı fakat çoğu zaman hücumdaki üst düzey yeteneksizliği, kaçırdığı boş smaçlar ve verdiği hatalı paslar, düşük serbest atış yüzdeleri, aldığı yüklü miktardaki para ile konuşuldu. Tarihin en kötü 1. sıra seçimi olarak nitelendirildi, beklentilerin altında ezildi. En sonunda Lakers taraftarı tarafından Staples Center'da yuhalandı. Memphis'e, 2001 draftında kendisinden 2 sıra sonra, 3. sıradan seçilen Pau Gasol karşılığında "biten kontrat" olarak gönderildi.

Şimdi, Memphis'te o meşhur yüklü kontratının bitmesini bekliyor. Bundan sonra hangi takımla nasıl bir anlaşma yapar, muamma. NBA'de uzun kıtlığının olduğu göz önünde bulundurulursa, mid level civarı bir kontratla uzun rotasyonunda eksiklik olan takımlardan birine gidecektir.

Bir zamanlar Kwame'nin yeteneklerine inanmıştım, tıpkı Majesteleri Michael Jordan gibi. NBA'e ayak bastığı günden bu yana fiziksel gelişimi hariç hiçbir ilerleme kaydedemedi. Bundan sonra da pek gelişme gösteremeyeceği açık. Kwame Brown, en kötü 1. sıra seçimlerinden biri olarak NBA tarihindeki yerini çoktan aldı.