Haftanın Takımı: Cleveland Cavaliers.
2008-09 Doğu Finali'nde Orlando Magic'e dramatik bir şekilde elendikten sonra takımın süperstarı LeBron James'i biten kontratı sebebiyle kaybetmemek için hiçbir fedakarlıktan kaçınmamasına rağmen sezona beklenenin çok altında bir giriş yapan Cleveland toparlandı. Bir önceki sezon evinde, biri şampiyon Lakers'a biri de asların dinlendiği son maçta olmak üzere toplamda sadece 2 mağlubiyet alırken bu sene daha altıncı maçtan evinde 2. toplamda ise 3. yenilgisini alan Cleveland, bu maçtan sonra evinde mağlup olmazken sonraki 21 maçtan sadece 4 tanesini kaybetti.
Haftaya Portland galibiyetiyle başlayan Cavs, dışarıda Sixers ve Thunder, evde ise New Jersey ile Bucks'ı yenerek 5 maçını da kazanma başarısını gösterdi. LeBron James'in insan üstü ortalamalarla oynadığı, Shaq'ın ritmini bulmaya başladığı, savunmayı oyunun kısa da olsa belli bölümlerinde üst düzeye çıkartabildikleri ve sıkıştıklarında savunmalarıyla maç kazanabildiklerini gösterdikleri bu haftada Cleveland haftanın takımı olmaya hak kazandı.
"We flied around, big time, and contested everything. We (forced) a couple shot-clock violations. We had a couple blocks. One thing you can't control is making shots. But you can control your defense and that's how we won the game."
-LeBron James, Cavs'in savunması hakkında..
Sezon başına oyunuyla değil de sene sonunda yapacağı muhtemel tercihlerle damga vuran James, All-Star haftası yaklaşmaya ve takımlar oyunlarıyla senenin geri kalanı adına genel bir fikir vermeye başlarken oyununu bir seviye üste çıkartarak 5 maçlık seriye damgasını vurdu. Aralık ayına yaptığı yavaş girişin ardından takımının kendisine en çok ihtiyaç duyduğu dönemde büyük bir çıkış yakalayan LeBron; 32,4 sayı 7,2 ribaunt 7 asist 2 top çalma 1,4 blok ile oynadığı haftada takımına 5 maç kazandırdı.
Haftanın İlk Beşi:
PG: Chris Paul: New Orleans organizasyonunda geri kalan oyuncuların birlikte ifade ettiklerinden çok daha fazlasını tek başına ifade eden ve böyle kötü bir organizasyon, dolayısıyla da takımda yer almaması gereken bir oyuncu Chris Paul. Ligin açık ara en iyi 1 numarası 4 maç oynadığı haftada 60 asist yaptı. 15 asist ortalamasının yanında 19,8 de sayı atan, maç başına 2 top çalıp 6 da ribaunt çeken Chris Paul istatistik bazında haftanın en iyi oyuncusu olurken takımı, evinde New York'a kaybederek burada kaldığı her geçen gün kendisine nasıl yazık ettiğini göstermiştir umarım .
SG: Joe Johnson: Atlanta Hawks durdurulamıyor. Sene başında Boston, Cleveland ve Orlando gibi veteran takviyeli süperstarlardan oluşan kadrolarla baş etmesi akıllara bile gelmeyen Hawks, son 5 maçta rakiplerini rahatlıkla geçerken sene sonunda kontratı biten oyuncular arasında yer alan Joe Johnson da ne kadar değerli bir oyuncu olduğunu gösteriyor. Rakiplerinin gardlarını erkenden düşürüp son periyotları dinlenerek geçirdikleri haftada 20-7-7 ile oynayan Johnson 2,3 de top çalarak her kategoride önemli katkı vererek takımının galibiyetlerinde baş rolü oynadı.
SF: LeBron James: Haftanın oyuncusu kazanmaya ve takımına kazandırmaya devam ediyor. Performansını devam ettirebilir ve bununla paralel olarak takımına maçları kazandırmaya devam ederse üst üste 2. defa en değerli oyuncu ödülünü alabilmesi için önünde hiçbir engel yok.
PF: Tim Duncan: San Antonio'da işler beklendiği gibi gitmeyince, son on yılın en değerli iki oyuncusundan biri ve takımının tartışmasız lideri "The Big Fundamental" Duncan ipleri eline aldı. Takımının 3 maç kazandığı haftada 24,8 sayı 10,3 ribaunt ve 2,3 blok gibi çarpıcı rakamlara imza atan Duncan takımının Suns yenilgisine engel olamasa da toparlanma sinyalleri vermesinde büyük paya sahip oldu.
C: Pau Gasol: Sakatlıktan dönüşüyle Los Angeles Lakers'ın yıllardır göremediği çift haneli galibiyet serisinde baş rolü oynadı. Kobe'nin parmağının kırıldığı, Bynum'ın etkisiz gözüktüğü ve Lamar'ın hafiften kendisini bıraktığı dönemde öne çıkarak deplasmanlarda ayakta kalan tek uzun oldu. 17,3 sayı 13,5 ribaunt 2 blok ile oynadığı haftada birçok point guard için zor ve neredeyse bütün uzunlar için imkansıza yakın olan 4,5 asist ortalaması tutturdu.
Haftanın İyileri:
Gilbert Arenas: Kötü başlayan sezon ve verilen az üçlük deneyip takımı oynatma sözleri üzerine Flip Saunders'dan "bildiğin gibi oyna" direktifini alan Arenas eski günlerine dönüş sinyalleri veriyor. Son iki maçında toplamda 78 sayı, 19 asist ile oynayan "Agent Zero", Washington'da iyiye giden birkaç şeyden biri.
Mike Dunleavy: Sakatlıklarla boğuşarak geçirdiği sezonun ardından aylar süren sakatlığından kariyer sezonuna yakın ortalamalarla dönüş yapan Dunleavy'nin, Granger'ın sakatlığında skor yükünü çekmek üzere süresi de sorumluluğu da arttırıldı. Dunleavy Jr. ise buna maç başına 2,4 üçlük ve 19,2 sayı ile karşılık vererek kendine güvenenleri mahçup etmedi.
Chris Duhon: Ligin pozisyonunda en iyi savunmacılarından biri olan Chris Paul'e karşı 22 sayı, 9 asistle oynadığı yetmezmiş gibi takip eden 3 maçla birlikte toplamda 20 üçlük attı. 19 sayı 8 asist ile oynadığı haftada %56 gibi bir point guard için muazzam bir ortalamayla şut attı.
Troy Murphy: Pacers'da Dunleavy gibi Granger'ın yokluğunda skor yükünü üstlenen bir diğer oyuncu da Murphy oldu. Sakatlıktan dönüşüyle etkinliğini kaybeden Hibbert'ın sürelerinin azaldığı dönemde Murphy 18,5 sayı 10,6 ribaunt ortalamalarıyla kariyer sezonunu tekrar edemeyeceğini düşünenleri en azından bu hafta için yanılttı.
Kevin Love: Sezon başını kaçırmasına neden olan sakatlığını çabuk atlatan ikinci yılında UCLA mezunu Love, haftayı 14,2 sayı 14,6 ribaunt ortalamalarıyla geçti. Ligin dibinde yer alan takımının en zor deplasmanlardan biri olan Salt Lake City'den çıkmasında ve 5 maçın kazanılan 2 tanesinde büyük paya sahip olan Love gelecek adına büyük umut vaat ediyor.
Brendan Haywood: Ağır omuz sakatlığıyla geçen senenin ardından ait olduğu yer olan Wizard ilk 5'ine dönüp senenin başından itibaren üst düzey performans sergileyen Haywood, Jamison'ın sakatlıktan dönüşünden bile fazla etkilenmedi. 10-10 üzerine 3 blok ile oynadığı haftada Arenas ile birlikte "sakatlıktan dönüp takımı sırtlayanlar" oyununu sahnelediler.
Bunlara Dikkat:
Dorell Wright: Sakat Richardson'ın yerine 27 dakikayla oynadığı son dört maçta 14,8 sayı 5,8 ribaunt istatistikleri tutturdu. Kısa rotasyonu formsuz olan Miami'de inişli çıkışlı performanslar sergileyen Wright üretkenliğini arttırabilirse önümüzdeki dönemde ilk 5 için önemli adaylardan biri olur.
Eric Dampier: Para basketbolcular, özellikle de all-star seviyesinin altında yer alan ve çoğu zaman görev adamı olarak yaftalananlar için birçok zaman en büyük teşvik kaynağı. Son kontratından önce de benzer şekilde oyununu bir seviye üste çıkartan Dampier yine bir kontrat sezonunda, bu sefer birkaç seviye birden atlayarak pota altında tam bir canavara dönüştü. Geçen sene toplamda yaptığı 16 double-double'ı şimdiden tekrarlayan Dampier, sene sonunda kontratı alabilmek adına duracak gibi gözükmüyor.
Michael Beasley: İlk sezonunda bekleneni veremeyen 1. sıra seçimi Beasley, ikinci sezonunda kendini bulmaya ve dikkatini oyuna vermeye başladı. Aralık ayı ortalamaları 18,5 sayı 7,5 ribaunt.
Omri Casspi: 30 ve üzerinde dakikalar aldığı her maçta üst düzey üretkenlik gösteren ve 36 dakika ortalamayla süre aldığı son iki maçında 43 sayı atan İsrailli çaylak tam bir sirk hüviyetindeki Kings kısa rotasyonunda benzer süreleri rahatlıkla alıp gelecek günlerde iş yapabilir.
Haftanın Olayı: Sixers'ın Celtics'i Garden'da yenerek 11 maçlık seriye son vermesi
Üst üste 12. maçını kazanmak üzere evi Garden'a çıkan Boston, 12 maçlık mağlubiyet serisine pazartesi gecesi Golden State'i yenerek son veren, hemen ardından ise Cavs'e yenilen Phila karşısında beklenmeyen bir mağlubiyet aldı.
Iverson'ın yokluğunda ilk 5 çıkan Green'den yüksek verim alan Sixers'da sakatlıktan dönen Marreese de fazlasıyla etkili oldu. Sixers'dan daha yüzdeli atan, daha çok ribaunt alan, daha çok asist yapıp top çalan Boston'un maçı kaybetmesine neden; yaptığı top kayıpları ile birlikte düşük faul yüzdesi oldu.
Garnett'in faulleriyle 23 saniye kala 96-97 ile öne geçen Boston karşısında Philadelphia Brand'in 7 saniye kala attığı basketle galip gelmesini bildi.
Sorunlular:
New Jersey: Lawrence Frank'in ayrılması da toparlanmaya yetmedi. NBA'in gelmiş geçmiş en kötü başlangıcını yapan takım sakatların da düzelmesi ve takıma katılmaya başlamalarıyla birlikte toparlanır gibi oldularsa da yeniden düşüşe geçti. Son 6 maçı kaybeden New Jersey her şeyden önemli ve tehlikelisi kaybetmeye alışmaya başladı. Lopez, Harris, Lee, biraz da CDR dışında mücadele edip etkinlik gösterebilen yok.
Tracy McGrady: Houston ile T-Mac belli ki yol ayrımındalar. Her ne kadar T-Mac çok iyi çalıştığını ve dönmek için ne kadar istekli olduğunu söylese de Houston organizasyonu T-Mac'in bitmek tükenmek bilmeyen sağlık sorunlarından bıkmış durumda. 1 aydır hazır olduğunu söyleyen ve forma isteyen T-Mac'i, Koç Adelman yavaş yavaş rotasyona dahil edeceklerini söylese de 3 maçtır 7 dakika süre alan McGrady, belli ki sakatlığını atlattığı kanıtlanıp biten 20 milyonun üzerindeki kontratı takas edilmeye çalışılacak.
Golden State uzun rotasyonu: Warriors organizasyonu her bir basamağıyla tam bir rezalet olsa da uzun rotasyonu skandalın ötesine geçmiş durumda. Zaten small ball oynayan ve bu nedenle takımda fazla sayıda uzun oyuncu bulundurmayan Warriors'da uzunlar Turiaf ve Biedrins'in sakatlıklarına Moore'un en az 3 ay kaçıracak olması da eklendi. Son 5 maçını kaybeden ve son 10 maçından sadece 1 tanesini kazanabilen Golden State'te elinde uzun kalmayan Nellie, uzun rotasyonunu Maggette, Randolph ve Radmanovic gibi 3-4 numara menşeili oyunculardan kurmak durumunda. Bununla da kalmayan Nellie, Randolph'u takas etmeye çalışıyor.
Wizards Hücumu: Arenas'ın "kafana göre takıl" direktifiyle coşmasına rağmen hala üretkenlik açısından ortaya birşey koyamayan Wizards hücumunda bu sefer de sıkıyönetim devri başlıyor. Flip, antrenörlük hayatı boyunca yanlış şut atan bir oyuncuya bu seneye kadar bağırmadığını söylerken hücumda ipleri eline alacağını ve kimsenin istediği gibi at koşturmasına izin vermeyeceğini söyledi. Wizards cephesinde Flip Saunders'ın gel gitleri dışında değişen birşey yok.
Blake Griffin: 6 hafta olarak belirlenen iyileşme süreci uzadıkça uzadı ve 8 hafta geçmesine rağmen şu anda herhangi bir gelişme yok. 1. sıra seçimi, önümüzdeki hafta diz kapağındaki sakatlığı için kontrole girecek ve hatırı sayılır bir süre daha salonlardan uzak kalması bekleniyor.
Nate Robinson: Krypto-Nate 8 maçtır benchte ve oyun alanını sınırlayan çizgilerden burnunu dahi sokmasına izin verilmiyor. 10 dakika oynadığı Phoenix maçı ile birlikte Knicks yokluğunda 6-3 ile gidiyor. Kasım ayının ikinci yarısından itibaren Nate'in 15 ve altında dakika aldığı 11 maçta Knicks 8 galibiyet aldı ve D'Antoni bunun tesadüf olmadığının fazlasıyla farkında. Nate Robinson için Knicks serüveni sonuna geldi gibi görünmekle birlikte sene sonunda biten kontratını çok daha iyisiyle yenilemesi de böyle giderse imkan dahilinde değil.
Darko Milicic: Tarihin gelmiş geçmiş en yetenekli üç sınıfından birinde 2. sıradan seçilen Darko için NBA'de yolun sonu göründü. Kasım ayının ortasından beri süre alamayan Milicic seneye Avrupa'ya dönüyor.
-vence

