19 Aralık 2009 Cumartesi

NBA'de Haftanın Değerlendirmesi (11-18 Aralık)


Haftanın Takımı: Cleveland Cavaliers.

2008-09 Doğu Finali'nde Orlando Magic'e dramatik bir şekilde elendikten sonra takımın süperstarı LeBron James'i biten kontratı sebebiyle kaybetmemek için hiçbir fedakarlıktan kaçınmamasına rağmen sezona beklenenin çok altında bir giriş yapan Cleveland toparlandı. Bir önceki sezon evinde, biri şampiyon Lakers'a biri de asların dinlendiği son maçta olmak üzere toplamda sadece 2 mağlubiyet alırken bu sene daha altıncı maçtan evinde 2. toplamda ise 3. yenilgisini alan Cleveland, bu maçtan sonra evinde mağlup olmazken sonraki 21 maçtan sadece 4 tanesini kaybetti.

Haftaya Portland galibiyetiyle başlayan Cavs, dışarıda Sixers ve Thunder, evde ise New Jersey ile Bucks'ı yenerek 5 maçını da kazanma başarısını gösterdi. LeBron James'in insan üstü ortalamalarla oynadığı, Shaq'ın ritmini bulmaya başladığı, savunmayı oyunun kısa da olsa belli bölümlerinde üst düzeye çıkartabildikleri ve sıkıştıklarında savunmalarıyla maç kazanabildiklerini gösterdikleri bu haftada Cleveland haftanın takımı olmaya hak kazandı.

"We flied around, big time, and contested everything. We (forced) a couple shot-clock violations. We had a couple blocks. One thing you can't control is making shots. But you can control your defense and that's how we won the game."

-LeBron James, Cavs'in savunması hakkında..

Haftanın Oyuncusu: LeBron James

Sezon başına oyunuyla değil de sene sonunda yapacağı muhtemel tercihlerle damga vuran James, All-Star haftası yaklaşmaya ve takımlar oyunlarıyla senenin geri kalanı adına genel bir fikir vermeye başlarken oyununu bir seviye üste çıkartarak 5 maçlık seriye damgasını vurdu. Aralık ayına yaptığı yavaş girişin ardından takımının kendisine en çok ihtiyaç duyduğu dönemde büyük bir çıkış yakalayan LeBron; 32,4 sayı 7,2 ribaunt 7 asist 2 top çalma 1,4 blok ile oynadığı haftada takımına 5 maç kazandırdı.

Haftanın İlk Beşi:

PG: Chris Paul: New Orleans organizasyonunda geri kalan oyuncuların birlikte ifade ettiklerinden çok daha fazlasını tek başına ifade eden ve böyle kötü bir organizasyon, dolayısıyla da takımda yer almaması gereken bir oyuncu Chris Paul. Ligin açık ara en iyi 1 numarası 4 maç oynadığı haftada 60 asist yaptı. 15 asist ortalamasının yanında 19,8 de sayı atan, maç başına 2 top çalıp 6 da ribaunt çeken Chris Paul istatistik bazında haftanın en iyi oyuncusu olurken takımı, evinde New York'a kaybederek burada kaldığı her geçen gün kendisine nasıl yazık ettiğini göstermiştir umarım .

SG: Joe Johnson: Atlanta Hawks durdurulamıyor. Sene başında Boston, Cleveland ve Orlando gibi veteran takviyeli süperstarlardan oluşan kadrolarla baş etmesi akıllara bile gelmeyen Hawks, son 5 maçta rakiplerini rahatlıkla geçerken sene sonunda kontratı biten oyuncular arasında yer alan Joe Johnson da ne kadar değerli bir oyuncu olduğunu gösteriyor. Rakiplerinin gardlarını erkenden düşürüp son periyotları dinlenerek geçirdikleri haftada 20-7-7 ile oynayan Johnson 2,3 de top çalarak her kategoride önemli katkı vererek takımının galibiyetlerinde baş rolü oynadı.

SF: LeBron James: Haftanın oyuncusu kazanmaya ve takımına kazandırmaya devam ediyor. Performansını devam ettirebilir ve bununla paralel olarak takımına maçları kazandırmaya devam ederse üst üste 2. defa en değerli oyuncu ödülünü alabilmesi için önünde hiçbir engel yok.

PF: Tim Duncan: San Antonio'da işler beklendiği gibi gitmeyince, son on yılın en değerli iki oyuncusundan biri ve takımının tartışmasız lideri "The Big Fundamental" Duncan ipleri eline aldı. Takımının 3 maç kazandığı haftada 24,8 sayı 10,3 ribaunt ve 2,3 blok gibi çarpıcı rakamlara imza atan Duncan takımının Suns yenilgisine engel olamasa da toparlanma sinyalleri vermesinde büyük paya sahip oldu.

C: Pau Gasol: Sakatlıktan dönüşüyle Los Angeles Lakers'ın yıllardır göremediği çift haneli galibiyet serisinde baş rolü oynadı. Kobe'nin parmağının kırıldığı, Bynum'ın etkisiz gözüktüğü ve Lamar'ın hafiften kendisini bıraktığı dönemde öne çıkarak deplasmanlarda ayakta kalan tek uzun oldu. 17,3 sayı 13,5 ribaunt 2 blok ile oynadığı haftada birçok point guard için zor ve neredeyse bütün uzunlar için imkansıza yakın olan 4,5 asist ortalaması tutturdu.

Haftanın İyileri:

Gilbert Arenas: Kötü başlayan sezon ve verilen az üçlük deneyip takımı oynatma sözleri üzerine Flip Saunders'dan "bildiğin gibi oyna" direktifini alan Arenas eski günlerine dönüş sinyalleri veriyor. Son iki maçında toplamda 78 sayı, 19 asist ile oynayan "Agent Zero", Washington'da iyiye giden birkaç şeyden biri.

Mike Dunleavy: Sakatlıklarla boğuşarak geçirdiği sezonun ardından aylar süren sakatlığından kariyer sezonuna yakın ortalamalarla dönüş yapan Dunleavy'nin, Granger'ın sakatlığında skor yükünü çekmek üzere süresi de sorumluluğu da arttırıldı. Dunleavy Jr. ise buna maç başına 2,4 üçlük ve 19,2 sayı ile karşılık vererek kendine güvenenleri mahçup etmedi.

Chris Duhon: Ligin pozisyonunda en iyi savunmacılarından biri olan Chris Paul'e karşı 22 sayı, 9 asistle oynadığı yetmezmiş gibi takip eden 3 maçla birlikte toplamda 20 üçlük attı. 19 sayı 8 asist ile oynadığı haftada %56 gibi bir point guard için muazzam bir ortalamayla şut attı.

Troy Murphy: Pacers'da Dunleavy gibi Granger'ın yokluğunda skor yükünü üstlenen bir diğer oyuncu da Murphy oldu. Sakatlıktan dönüşüyle etkinliğini kaybeden Hibbert'ın sürelerinin azaldığı dönemde Murphy 18,5 sayı 10,6 ribaunt ortalamalarıyla kariyer sezonunu tekrar edemeyeceğini düşünenleri en azından bu hafta için yanılttı.

Kevin Love: Sezon başını kaçırmasına neden olan sakatlığını çabuk atlatan ikinci yılında UCLA mezunu Love, haftayı 14,2 sayı 14,6 ribaunt ortalamalarıyla geçti. Ligin dibinde yer alan takımının en zor deplasmanlardan biri olan Salt Lake City'den çıkmasında ve 5 maçın kazanılan 2 tanesinde büyük paya sahip olan Love gelecek adına büyük umut vaat ediyor.

Brendan Haywood: Ağır omuz sakatlığıyla geçen senenin ardından ait olduğu yer olan Wizard ilk 5'ine dönüp senenin başından itibaren üst düzey performans sergileyen Haywood, Jamison'ın sakatlıktan dönüşünden bile fazla etkilenmedi. 10-10 üzerine 3 blok ile oynadığı haftada Arenas ile birlikte "sakatlıktan dönüp takımı sırtlayanlar" oyununu sahnelediler.

Bunlara Dikkat:

Dorell Wright: Sakat Richardson'ın yerine 27 dakikayla oynadığı son dört maçta 14,8 sayı 5,8 ribaunt istatistikleri tutturdu. Kısa rotasyonu formsuz olan Miami'de inişli çıkışlı performanslar sergileyen Wright üretkenliğini arttırabilirse önümüzdeki dönemde ilk 5 için önemli adaylardan biri olur.

Eric Dampier: Para basketbolcular, özellikle de all-star seviyesinin altında yer alan ve çoğu zaman görev adamı olarak yaftalananlar için birçok zaman en büyük teşvik kaynağı. Son kontratından önce de benzer şekilde oyununu bir seviye üste çıkartan Dampier yine bir kontrat sezonunda, bu sefer birkaç seviye birden atlayarak pota altında tam bir canavara dönüştü. Geçen sene toplamda yaptığı 16 double-double'ı şimdiden tekrarlayan Dampier, sene sonunda kontratı alabilmek adına duracak gibi gözükmüyor.

Michael Beasley: İlk sezonunda bekleneni veremeyen 1. sıra seçimi Beasley, ikinci sezonunda kendini bulmaya ve dikkatini oyuna vermeye başladı. Aralık ayı ortalamaları 18,5 sayı 7,5 ribaunt.

Omri Casspi: 30 ve üzerinde dakikalar aldığı her maçta üst düzey üretkenlik gösteren ve 36 dakika ortalamayla süre aldığı son iki maçında 43 sayı atan İsrailli çaylak tam bir sirk hüviyetindeki Kings kısa rotasyonunda benzer süreleri rahatlıkla alıp gelecek günlerde iş yapabilir.

Haftanın Olayı: Sixers'ın Celtics'i Garden'da yenerek 11 maçlık seriye son vermesi

Üst üste 12. maçını kazanmak üzere evi Garden'a çıkan Boston, 12 maçlık mağlubiyet serisine pazartesi gecesi Golden State'i yenerek son veren, hemen ardından ise Cavs'e yenilen Phila karşısında beklenmeyen bir mağlubiyet aldı.

Iverson'ın yokluğunda ilk 5 çıkan Green'den yüksek verim alan Sixers'da sakatlıktan dönen Marreese de fazlasıyla etkili oldu. Sixers'dan daha yüzdeli atan, daha çok ribaunt alan, daha çok asist yapıp top çalan Boston'un maçı kaybetmesine neden; yaptığı top kayıpları ile birlikte düşük faul yüzdesi oldu.

Garnett'in faulleriyle 23 saniye kala 96-97 ile öne geçen Boston karşısında Philadelphia Brand'in 7 saniye kala attığı basketle galip gelmesini bildi.

Sorunlular:

New Jersey: Lawrence Frank'in ayrılması da toparlanmaya yetmedi. NBA'in gelmiş geçmiş en kötü başlangıcını yapan takım sakatların da düzelmesi ve takıma katılmaya başlamalarıyla birlikte toparlanır gibi oldularsa da yeniden düşüşe geçti. Son 6 maçı kaybeden New Jersey her şeyden önemli ve tehlikelisi kaybetmeye alışmaya başladı. Lopez, Harris, Lee, biraz da CDR dışında mücadele edip etkinlik gösterebilen yok.

Tracy McGrady: Houston ile T-Mac belli ki yol ayrımındalar. Her ne kadar T-Mac çok iyi çalıştığını ve dönmek için ne kadar istekli olduğunu söylese de Houston organizasyonu T-Mac'in bitmek tükenmek bilmeyen sağlık sorunlarından bıkmış durumda. 1 aydır hazır olduğunu söyleyen ve forma isteyen T-Mac'i, Koç Adelman yavaş yavaş rotasyona dahil edeceklerini söylese de 3 maçtır 7 dakika süre alan McGrady, belli ki sakatlığını atlattığı kanıtlanıp biten 20 milyonun üzerindeki kontratı takas edilmeye çalışılacak.

Golden State uzun rotasyonu: Warriors organizasyonu her bir basamağıyla tam bir rezalet olsa da uzun rotasyonu skandalın ötesine geçmiş durumda. Zaten small ball oynayan ve bu nedenle takımda fazla sayıda uzun oyuncu bulundurmayan Warriors'da uzunlar Turiaf ve Biedrins'in sakatlıklarına Moore'un en az 3 ay kaçıracak olması da eklendi. Son 5 maçını kaybeden ve son 10 maçından sadece 1 tanesini kazanabilen Golden State'te elinde uzun kalmayan Nellie, uzun rotasyonunu Maggette, Randolph ve Radmanovic gibi 3-4 numara menşeili oyunculardan kurmak durumunda. Bununla da kalmayan Nellie, Randolph'u takas etmeye çalışıyor.

Wizards Hücumu: Arenas'ın "kafana göre takıl" direktifiyle coşmasına rağmen hala üretkenlik açısından ortaya birşey koyamayan Wizards hücumunda bu sefer de sıkıyönetim devri başlıyor. Flip, antrenörlük hayatı boyunca yanlış şut atan bir oyuncuya bu seneye kadar bağırmadığını söylerken hücumda ipleri eline alacağını ve kimsenin istediği gibi at koşturmasına izin vermeyeceğini söyledi. Wizards cephesinde Flip Saunders'ın gel gitleri dışında değişen birşey yok.

Blake Griffin: 6 hafta olarak belirlenen iyileşme süreci uzadıkça uzadı ve 8 hafta geçmesine rağmen şu anda herhangi bir gelişme yok. 1. sıra seçimi, önümüzdeki hafta diz kapağındaki sakatlığı için kontrole girecek ve hatırı sayılır bir süre daha salonlardan uzak kalması bekleniyor.

Nate Robinson: Krypto-Nate 8 maçtır benchte ve oyun alanını sınırlayan çizgilerden burnunu dahi sokmasına izin verilmiyor. 10 dakika oynadığı Phoenix maçı ile birlikte Knicks yokluğunda 6-3 ile gidiyor. Kasım ayının ikinci yarısından itibaren Nate'in 15 ve altında dakika aldığı 11 maçta Knicks 8 galibiyet aldı ve D'Antoni bunun tesadüf olmadığının fazlasıyla farkında. Nate Robinson için Knicks serüveni sonuna geldi gibi görünmekle birlikte sene sonunda biten kontratını çok daha iyisiyle yenilemesi de böyle giderse imkan dahilinde değil.

Darko Milicic: Tarihin gelmiş geçmiş en yetenekli üç sınıfından birinde 2. sıradan seçilen Darko için NBA'de yolun sonu göründü. Kasım ayının ortasından beri süre alamayan Milicic seneye Avrupa'ya dönüyor.

-vence

13 Kasım 2009 Cuma

NBA'de Haftanın Değerlendirmesi (5 - 11 Kasım)

Haftanın Takımı: Phoenix Suns.

Şubat ayının ortasında, All-Star arasının hemen sonrasında koçları Terry Porter'ı kovup yerine Alvin Gentry'i getirmelerinin ardından 2004 sonrası için Phoenix ve Steve Nash ile özdeşleşen run&gun sistemine geri dönüp geri kalan 30 maçın 17'sini kazanan Phoenix Suns, alışkın olduğu sistemle başladığı sezonda beklentilerin üzerine çıkmış durumda. 2003-04 sezonunda playoff dışında kaldıktan sonra Nash ile anlaşan ve koç Mike D'Antoni önderliğinde girilen sezonda Nash'e MVP, D'Antoni'ye yılın koçu ödüllerini, Amar'e ve Marion ikilisine de All-Star kapılarını açan ve sezonun 62–20 derecesiyle en tepede bitirilmesine olanak sağlayan run&gun sistemi, koşarak oynamak üzere yaratılmış bu oyuncuların etrafında aynı büyüyü bir kez daha yaşatıyor.

Doğru işlediğinde ve şutlar isabetli olduğunda durdurulamayan run&gun sistemi sezona en iyi giren takım olan Boston Celtics'i Garden'da yenmeye yetti. Sezona kötü başlayan Jason Richardson'ın ritmini bulduğu, Nash'in ise MVP olduğu sezonlardakine benzer performanslar ortaya koyduğu haftada Suns, Boston'un ardından sırasıyla dışarıda Wizards ve Sixers'ı, içeride ise Hornets'ı yenerek haftanın takımı olmaya hak kazandı.
Haftanın Oyuncusu: Steve Nash

Run&gun sistemi için biçilmiş kaftan olmasını sağlayan pas kabiliyeti, saha görüşü, uzak mesafeden yüksek isabet ortalaması, hızı ve zekası bir kez daha Suns'ı başarıya koşturuyor. Takımının oynadığı dört maçı da kazandığı haftada Nash 32 dakikada 15 sayı 14,75 asist ortalamalarıyla oynadı. Bu ortalamaları Rondo ve Chris Paul gibi ligin pozisyonlarında en iyi birkaç savunmacısı içerisinde sayabileceğimiz gardları karşısında yaptığını belirtelim.


Haftanın İlk Beşi:

PG: Steve Nash: Bazı oyuncular maçı değil kendilerini izletir. Nash de hele ki uygun sistemle oynarsa bu oyuncuların başında gelen birkaç özel adamdan biridir. Verdiği imkansız paslar, yaptığı ince işler, oyuna kattığı hız, zeka ile bütün NBA severlerin kalbinde özel bir yeri olduğuna inandığım Nash, yeni(ve daha çok eski) sistemde özlediğimiz ve sevdiğimiz eski Nash gibi oynamaya, oynatmaya ve kazandırmaya devam ediyor.

SG: Tyreke Evans: Şayet Kobe'nin Lakers'ta yaptığı gibi takımın en önemli oyuncuları kenardayken maç kazandırmaktan daha büyük ve önemli bir şey varsa o da bu işi Sacramento Kings takımında yapabilmektir. Kevin Martin'in sakatlığının ve Nocioni'nin sarhoş araba kullandığının belirlenmesinin şokunu yaşayan takımına liderlik ederek ligin en kötü takımı olarak kabul edilen Sacramento'ya üst üste 3 galibiyet kazandırdı. Bu dönemde ortalamaları 25 sayı 5,6 asist 6,3 ribaunt ve 1,3 top çalma. Bir çaylak için fazlasıyla iyi.

SF: LeBron James: Lige kötü bir başlangıç yapan ve yeni kadroya yeni eklenen Shaq, Moon gibi oyunculardan beklenilen katkıyı alamayan, üstüne bir de üst üste konferans finalleri oynayan kadronun temel taşlarından West'i kişisel problemleri nedeniyle kullanamayan Cleveland'da ayakta kalan bir adam varsa o da elbette organizasyonun yapı taşı, LeBron James. Chicago yenilgisine engel olamadığı fakat sonrasında MSG'da Knicks, Amway Arena'da ise finallerde elendiği Orlando'yu ezdikleri maçlarda James %59 saha içi isabetiyle 31,3 sayı attı. Aynı dönemde diğer ortalamaları 7,6 ribaunt 6,3 asist 1,6 top çalma.

PF: Chris Bosh: Kazanabileceği maçları kazanıp zor rakiplere kaybederek yanıltmayan Toronto'nun kontrat sezonunda istatistiğe oynayan ve adeti olduğu üzere sezona iyi giriş yapan Chris Bosh 28,3 sayı 10 ribaunt ortalamasıyla oynadığı haftada öne çıkan başka uzun olmayınca haftanın takımına girmeye hak kazandı.

C: Andrew Bogut: Şayet bu ligde Kings, Bucks ve Memphis adındaki takımlar maç kazanıyorsa olağan dışı birşeyler var demektir. Bucks'ta bu durumu yaratan Jennings ile birlikte inanılmaz bir çıkış yakalayan Bogut oldu. %60 saha içi isabetle 20,6 sayı 9,3 ribaunt 3 asist ve maç başına 2,3 blok ortalamasıyla geçirdiği haftada Bogut takımı Bucks'ın 3 galibiyetle kapattığı haftanın sonunda haftanın takımına girmeye hak kazandı.
Haftanın İyileri:

Brandon Jennings: Milwaukee Bucks'ı Redd'in yokluğunda sırtlayan ve tam kadro bile maç kazanması zor olan Bucks'a 3 maç kazandıran Jennings, 2 kere üst üste MVP ödülüne layık görülen Nash eski günlerine dönünce haftanın takımında yer alamadı.

Kevin Durant: Kötü başladığı sezonda çabuk toparlandı. 28 sayı 7 ribaunt 2,75 top çalma ortalamalarıyla oynadığı haftada haftanın takımına girmesine engel, LeBron'ın performansından çok Houston ve Sacramento'ya kaybettikleri maçlar oldu.

Jason Richardson: Boston'u yıkan Richardson'ın üçlükleri oldu. Kötü başladığı sezonda Boston maçıyla çıkış yakaladı ve haftayı %67 ile maç başına 4,5 üçlük isabeti ve 7 ribaunt ortalamayla tamamladı. Bu iki alan dışında oyunun başka bir yönünde katkı vermediği için haftanın takımına giremedi.

Joakim Noah: 13 sayı 14.8 ribaunt 2 blok ortalamalarıyla kendisinin üretken bir NBA basketbolcusu olamayacağını iddia eden köşe yazarına yazdığı yazıyı salsa sos eşliğinde yedirerek tamamladığı haftada takımının aldığı 2 mağlubiyet ve Bogut'un performansı haftanın takımına girmesini engelledi.
Bunlara Dikkat:

Charlie Villanueva: Geçirdiği sakatlık nedeniyle preseasonda tam olarak çalışamayan Villanueva yavaş yavaş form tutmaya başladı.

Beno Udrih: Kevin Martin'in sakatlığının ardından Kings'te ilk 5'e yerleşen Udrih verimini ikiye katladı.

Ersan İlyasova: Son iki maçta 20'li dakikaları gören Ersan şansını iyi kullandı, fazlasıyla üretken oldu.

James Posey: Yazın geçirdiği sakatlığın ardından sezona kötü bir giriş yapan Posey, yavaş yavaş toparlanmaya başladı. Hornets'ın koç değişikliği alacağı süreyi pozitif yönde etkileyebilir.

Kelenna Azubuike: Don Nelson'ın hiçbir zaman güven olmayan rotasyonunda bu hafta piyango Azubuike'ye çıktı. Stephen Jackson'ın takas edilmeye çalışıldığı ortamda otuzlu dakikaları gören Azubuike üretkenlik gösterdi. Süresinin bu civarda seyredeceğini ve veriminin artacağını tahmin ediyorum.

Tyler Hansbrough: sakatlığını atlatan Hansbrough, Murphy'nin de sakatlanınca NBa kariyerinin ilk maçına bu hafta çıktı ve kendisine güvenenleri hayal kırıklığına uğratmadı. Aldığı sınırlı süreleri iyi değerlendiren Hansbrough 15 dakikada 12 sayı 6,5 ribaunt ortalamayla oynuyor.

Marcus Williams: Iverson'ın ilk 5 çıkmadığı için sorun çıkartıp evinin yolunu tuttuğu ve dönmeye pek sıcak bakmadığı Memphis'te 3. gard konumunda ve üretkenlik gösterebileceği süreler almaya başladı. Şansını iyi değerlendirirse bir önceki sene Conley'nin Lowry'nin önüne geçtiği gibi Williams da Conley'nin önüne geçebilir.

Haftanın Olayı: Celtics'in Boston Garden'da kaybetmesi

Şutlar isabetli olduğunda durdurulması en zor sistem şüphesiz run&gun. Garden'da Boston, Suns'ın böyle bir gecesine denk geldi. Phoenix .54 ile 13 üçlük isabeti bulduğu karşılaşmada Boston'un Garnett dışındaki uzunları etkili olamayınca deplasmanda sezona fırtına gibi giren Celtics'e ilk mağlubiyetini tattırdı.
Haftanın Eşleşmesi: Howard-Shaq

Cleveland'ın 2009 Doğu Konferansı Finalleri'nde yaşadığı Howard faciasını bir daha yaşamamak için yaptığı Shaq takası bu maçla birlikte ne kadar doğru bir hamle olduğunu gösterdi. Shaq'ın, Howard'a iki erken faul aldırıp benche gönderdiği karşılaşmada Howard 11 sayı 7 ribaunt ile kendi standartlarının çok altında bir maç oynadı.

Sorunlular:

Washington Wizards Hücumu: Savunmada önceki senelere göre gelişme kaydeden Wizards'ın hücumu tam bir felaket. Arenas, Butler, Foye, Miller gibi önemli hücum silahları olan Wizards'ın hücumu an itibariyle tam bir karmaşa. Bu kaotik hücum sistemiyle de sonuç üst üste 5 mağlubiyet.

New Jersey Nets ve Lawrence Frank: Genç ve gelecek vaat eden kadrosuna rağmen 0-8 ile başlanan sezon, farklı öne geçilip kaybedilen Knicks ve Bobcats maçları, sakatlıklar ve koç Frank Lawrence'ın tercihleri... New Jersey'nin kabus gibi başlangıcının ardından en kötü başlangıç rekorunu kırabilir mi soruları sorulmaya başlandı.

Rambis, üçgen hücum, Al Jefferson ve Timberwolves: Teknik ekip, yönetim, takımın önemli bir bölümü ile birlikte tahminler başka ama başlangıç aynı. Minnesota kazandığı ilk maçın ardından üst üste 8 tane kaybetmiş durumda. Rambis'in rotasyonu ve oyuncu tercihleri yanlış, takımın üçgen hücuma adaptasyonu başarısız, Al Jefferson uygun olmayan sistemin de sonucu formsuz.

Hornets: Batı Finali için oynayan kadronun ve dolayısıyla MVP adayı Chris Paul'ün düştüğü durum içler acısı. Butler'ın yerine bir önceki sezonki formunu tutması umut edilerek yerleştirilen Mo Peterson'ın Butler'ı bile aratması, Posey'nin ameliyatının ardından kötü dönmesi ve 3-6 başlangıç. Byron Scott gönderilerek sorunların çözümü için önemli bir adım atıldı.

T.J. Ford: Adaptasyonda zorlandığı, sakatlık yaşadığı ve ilk 5'teki yerini Jack'e kaptırdığı sezonun ardından Jack'in de ayrılmasıyla 1 numarada iyice rahatlayan ve sisteme alışması beklenilen Ford kayıplarda. Kötü başlangıcının ardından toparlanma emareleri göstermesinin üzerine gelen sırt ağrıları...

Elton Brand: Sakat geçirdiği iki sezonun ardından Eddie Jordan'ın princeton hücumu ile tekrar kendine gelmesi beklenen Brand beklentileri karşılamak bir yana dursun yedek uzun Marreese Speights'in sınırlı sürelerde yaptığı kadarını bile yapamamakta. İster istemez akıllara ağır diz sakatlıkları yüzünden kariyerine erken nokta koymak durumunda kalan Chris Webber'ı hatırlatıyor.

* Haftanın oyuncusu seçilirken MVP ödülüyle benzer şekilde en iyi takımın en iyi oyuncusu mantığıyla hareket edildi. Haftanın takımında ise sadece istatistiğe oynayan değil, takımını ileriye götüren oyunculara yer verildi zira adam her maç 50 atsa da takımı kaybettikten sonra istisnai durumlar hariç hiçbir kıymeti yok.

-vence