22 Şubat 2008 Cuma

Shaq/Kobe düellosu rating rekorları kırdı


Shaq ile Kobe'yi karşı karşıya getiren Los Angeles Lakers - Phoenix Suns maçı, sezonun en ilgi çeken maçı oldu. Yeni takımı Suns ile ilk maçına çıkan Shaq, karşısında eski dostu Kobe'yi buldu. Maçı yayınlayan yerel televizyon Channel 9, 543,000 izleyene ulaşarak sezonun rekorunu kırmış. 3,6 milyon kullanıcı maçı ESPN sitesinden takip ederken, o alanda da bu sezonun en yüksek rakamına ulaşılmış. Aynı zamanda bu rakam, normal sezonlarda en yüksek katılımlı 3. maç olmuş. En çok seyirciyi çeken maç ise 17 Ocak 2003 tarihli Shaq-Yao düellosuna sahne olan Houston Rockets - Los Angeles Lakers maçı imiş. Bu maçı 4,9 milyon ESPN kullanıcısı internet üzerinden takip etmiş...

Maça gelince, Kobe Shaq'ı ilk maçında üzerken Suns potasına 41 sayı gönderdi. Shaq ise triple double'ı 1 ribaunt ile kaçırırken 15 sayı 9 ribaunt ile oynadı...

at&t Center, San Antonio, Texas

Superman


İlk görüşte pek etkileyici değil değil fakat her izleyişte duyulan hayranlığı biraz daha arttıran smaç, "Superman Dunk" . Howard'ın kazanacağını tahmin edebilen pek yoktu değil mi? Oyların %78'lik bölümünü alan Howard, slam dunk contest'in kazananı oldu.

Howard'ın gerçekten uçabileceğini bilse, Green büyük ihtimalle mumları üflemezdi. Şaka bir yana ulaşabildiği yükseklik muazzam. Yarışmadan sonra Howard'ın yaptığının smaç olup olmadığı konusunda epey tartışma oldu. Evet, smacı basmadı fakat o kadar yüksekteydi ki, topu potanın içine fırlatabildi. Şüphesiz, All-Star'ın unutulmaz anlarından biri olarak tarihe kazınacak.













Yarışmadan sonra yaptığı açıklamada "Bu ödül benim için çok anlamlı. İnsanlar, uzunların smaç basarken estetik durmadığını söylüyorlar. Bu ödülü bütün uzunlar için almak istedim. Smaç basmayı çok seviyorum, kullandığım şutların %90'ı smaç" dedi.

Bu sene yaratıcılık ön plandaydı, birbirinden güzel smaçlar izledik. Son birkaç yıldaki en eğlenceli yarışmaydı. Seyirci oylamasının gösterdiği o ki, aynı tip smaçları izlemekten bıkan halk artık içinde yaratıcılık bulunmayan, tekdüze smaçların kazanmasına izin vermeyecek...

Takas

Trade deadline'a 1 saat kala NBA 11 oyuncunun yer değiştirdiği 3'lü takasla sarsıldı. Şimdi şu takası inceleyelim;

Chicago trades:
Ben Wallace, Joe Smith, Adrian Griffin, second round pick
Cleveland trades: Larry Hughes, Ira Newble, Drew Gooden, Cedric Simmons, Shannon Brown, Donyell Marshall
Seattle trades: Wally Szczerbiak, Delonte West

Cleveland bir süredir LeBron James'e yardımcı olacak oyuncu arayışı içindeydi. Wally iyi bir şutör olmakla beraber bunun dışında pek bir meziyeti yok. Dışarıda zaten Gibson gibi yüksek yüzdeyle 3 sayı atan bir guardları vardı. Hughes istikrarlı olamasa da fena şutör değildir. Delonte West'e gelince, Cleveland'ın bir guarda ihtiyacı olduğu uzun süredir görülüyordu. Aradıkları guard West mi, asıl soru bu olmalı. West, iyi savunmacı olmakla beraber saha görüşü üst düzeyde, oyun kurabilen bir guard değil. Büyük ihtimalle de Gibson'ın arkasında kalıp, benchte oturacaktır. Joe Smith prime'ını çoktan geride bıraktı. Ancak bench katkısı verebilir, kısıtlı süreler alacaktır. Şimdi takasın en önemli parçasına gelelim, Ben Wallace. Big Ben uzun
zamandır huzursuzdu. Yukarıya oynayan bir takımda çok daha iyi konsantre olup eski kimliğini bulabilir. Ben Wallace savunmaya sertlik ve tecrübe getirecektir. Gidenlere bakınca; Gooden hem hücum hem savunma yönünde işini iyi yapan bir 4 numaraydı, Cavs savunma yönünde olmasa da hücum yönünde eksikliğini hissedecektir. Hughes yüklü kontratı ve sakatlıklarıyla iyiden iyiye can sıkmaya başlamıştı, gönderilmesi akıllıca. Marshall'ın kontratından kurtuldular, zaten yaşlanmıştı. Bunların dışında kayda değer adam göndermedi Cavs. Bu takasın ardından 3 numarada LeBron 4 numarada Ben Wallace 5 numarada İlgauskas ile oynayacaktır Cavs. 1 numarada West'ten alacakları katkı ile beraber çok iyi savunma takımı oldular. Hücumda yine LeBron'ın eline bakacaklardır, hatta eskisinden de çok. Sonuçta kendileri açısından iyi bir takas yaptılar.

Chicago için değişiklik gerekiyordu. Birçok yetenekli gence sahipler fakat başarıdan çok uzaklar. Bu takasla beraber Ben Wallace ve Joe Smith ikilisinin toplam 20 milyonluk kontratlarından kurtuldular. Gelenlerden Gooden, çok faydalı olacaktır. Hughes kendini bulabilirse çok etkili bir silah fakat son zamanlarda kayıpları oynuyor. Hughes geldiğine göre sene sonunda Ben Gordon ile yollar ayrılacak. Shannon Brown biten konrat, Cedric Simmons ise potansiyelli genç. Bu takasın olumlu tarafı genç pivot Noah'ın önünün açılması. Noah yeteneklerini sergilemek için daha fazla süre bulacaktır. Chicago açısından olumlu bir takas olmuş.


Seattle; Marshall, Newble ve Griffin'i aldı. Newble'ın kontratı bu sene bitiyor, Marshall ve Griffin ise seneye serbestler. Jeff Green ve Kevin Durant ikilisi etrafından yeniden yapılanan Seattle açısından güzel hamleler. West zaten 1 numarada fazlalıktı. Ridnour ve Watson ile 1 numara rotasyonları daha iyi durumda.

21 Şubat 2008 Perşembe

"Majesteleri" Michael Jordan



I've missed more than 9000 shots in my career. I've lost almost 300 games. 26 times, I've been trusted to take the game winning shot and missed. I've failed over and over and over again in my life. And that is why I succeed.


Michael Jordan

There was a time when i used to believe in Kwame Brown


1. sıradan seçilen ilk liseli olarak ayak bastı NBA'e. Florida Üniversitesi için oynayacaktı aslında fakat fiziksel sorunları nedeniyle çalışması imkansız olan annesi, O'nun NBA'e yönelmesine sebep oldu. NBA'e büyük beklentilerle geldi. Atletik, fiziği güçlü, ayakları yere sağlam basan, iyi savunmacı bir 4 numaraydı.

Çaylak sezonunda büyük hayal kırıklığı yarattı. 4,5 sayı 3,5 ribaunt ile oynadığı çaylak sezonunda 57 maça çıkarken bunların sadece 3 tanesine ilk 5'te başladı. İkinci sezonunun hemen başında, ilk iki maçta "acaba toparlanır mı?" dedirtti ama gerisi gelmedi. Pek parlak geçmeyen 4 sezonun ardından Odom'u 3 numaraya kaydırmak isteyen Lakers'a Caron Butler karşılığında gönderildi. Lakers'ta zaman zaman iyi maçlar çıkarttı fakat çoğu zaman hücumdaki üst düzey yeteneksizliği, kaçırdığı boş smaçlar ve verdiği hatalı paslar, düşük serbest atış yüzdeleri, aldığı yüklü miktardaki para ile konuşuldu. Tarihin en kötü 1. sıra seçimi olarak nitelendirildi, beklentilerin altında ezildi. En sonunda Lakers taraftarı tarafından Staples Center'da yuhalandı. Memphis'e, 2001 draftında kendisinden 2 sıra sonra, 3. sıradan seçilen Pau Gasol karşılığında "biten kontrat" olarak gönderildi.

Şimdi, Memphis'te o meşhur yüklü kontratının bitmesini bekliyor. Bundan sonra hangi takımla nasıl bir anlaşma yapar, muamma. NBA'de uzun kıtlığının olduğu göz önünde bulundurulursa, mid level civarı bir kontratla uzun rotasyonunda eksiklik olan takımlardan birine gidecektir.

Bir zamanlar Kwame'nin yeteneklerine inanmıştım, tıpkı Majesteleri Michael Jordan gibi. NBA'e ayak bastığı günden bu yana fiziksel gelişimi hariç hiçbir ilerleme kaydedemedi. Bundan sonra da pek gelişme gösteremeyeceği açık. Kwame Brown, en kötü 1. sıra seçimlerinden biri olarak NBA tarihindeki yerini çoktan aldı.